Kızlık zarı ve kızlık zarı tamiri nedir.

Bazı bilim adamları kızlık zarını, adet görünceye kadar vajeni ve rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan bir oluşum olarak, bazıları da sadece bir doku kalıntısı olarak değerlendirirler.

Kızlık halkası, bekaret zarı, kızlık perdesi gibi isimlerin de verildiği hymen, vagina mukozasının devamından ve vagina ağzında bir kıvrıntı meydana getirmesinden oluşmuş bir zardır. Hymen kaynaşmış paramezonefrik kanalların kauda ucuna, ürogenital sinustan ayıran membranöz bir yapıdır. Kızlık zarı vajina (dölyolu) girişinde yaklaşık 1-2 cm. içeridedir. Vestibuluma bakan bir ön yüzü ve vaginal kanala bakan arka yüzü vardır. Ön yüzü daha çok deri, arka yüzü ise mukoza karakterindedir. Yokluğu çok nadirdir.

Hymenin ortasında normal olarak menstruasyon kanının ve sekresyonların akması için bir açıklık vardır. Hymenin biri vagina duvarına yapışık, diğeri serbest açıklığı çevreleyen iki kenarı vardır. Hymen çocukluk çağında dış ortamdan gelebilecek mikroorganizmalara ve yabancı cisimlere karşı doğal bir koruma aracıdır. Daha sonra adolesans çağında hormonal dengenin değişmesi ile birlikte olgunlaşan vagina ve vaginadan gelişen flora nedeni ile hymenin biyolojik işlevi sona ermektedir.

Kızlık zarının sağlam görünüşü onun bakire olduğuna bir delil ise de hymenin kendine özgü yapısı nedeniyle bazı istisnalar söz konusu olabilir. Çok sayıda cinsel temasta bulunan kadınların dahi hymenlerinin yırtılmadığı görülmüştür. Özellikle loblu, kupa kağıdı şeklinde ve çok elastiki hymenler penisinin geçmesiyle genişleyebilmekte, yırtılmaları ancak doğumda mümkün olabilmektedir. Bu özelliği taşıyan zarlara duhule müsait zarlar denilmektedir. Zarın bu anatomik yapısı ülkemizde çeşitli sosyal ve adli sorunların nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu istisnai haller dışında ilk temasta hymmen daha çok serbest kenardan olmak üzere yırtılır.

Kızlık zarının insanlık için önemi öncelikle kültüreldir. Bayanlara olabilecek seksüel saldırıları değerlendirmede kızlık zarı hakkında daha objektif bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu nedenle kızlık zarlarını daha iyi tanımlayabilmek ve morfolojik özelliklerini akılda tutabilmek için bazı sınıflandırmalar yapmak gerekmektedir. Hymen tipleri çeşitli çalışmalarda aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır.

A- Şekillerine göre:
    1) Tipik hymenler
      a) Halka şeklinde hymen (H. annulare)
      b) Yarımay şeklinde hymen (H. semilunare)
      c) Dudak şeklinde hymen (H. labiale)
   2) Atipik hymenler
      a) Deliksiz hymenler (H. imperforatus)
      b) Kalbur biçimde hymen (H. cribriformis)
      c) Kalbur şeklinde hymen (H. septatus)
      d) Kupa kağıdı şeklinde hymen

B- Karakterine göre:
   1) Deliğin karakteri
      a) Çok küçük delik
      b) Orta boy delik
      c) Çok geniş delik
   2) Serbest kenarın karakteri
      a) Düz kenarlı
      b) İnce tırtıklı (H denticulaire)
      c) Derin çentikli (loblu hymen)
      d) Çiçek tacı (H corollaire)
      e) Saçaklı (H fronge)
      f) Katmerli

C- Mukavemetine göre:
   1) Zayıf
      a) Tül gibi ince
   2) Sağlam
      a) Lifli (H fibroze)
      b) Tendon kıvamında (H tendinoze)
      c) Kıkırdağımsı (H kartilajinoze)

D- Elastikiyetine göre:
   1) Lastik gibi genişleyen
   2) Elastik özelliği hiç olmayan

1489 olgu üzerinde yapılan bir çalışmada kızlık zarlarının %93.47’sinin hymen annulaaris, %3.5’inin hymen semilunaris şeklinde oldugu, %29.8’inin ise orta enlikte bulunduğu saptanmıştır. Yine aynı çalışmada olguların % 56,6’sında çentik saptanmış ve zarların %7.7’sinin duhule müsait olduğu belirlenmiştir.

Vaginal girişin ve çevresindeki organların gerilme kapasitesi östrojen hormonuna bağlıdır. Östrojen, zarı pembe-beyaz ve daha kalın yapar. Düşük östrojen düzeyinde ise zar daha kırmızı ve incedir. Biyolojik kızlık zarı konfigurasyonu (şekillenme) genellikle doğumdan önce ortaya çıkar. Kızlık zarının açılması biyolojik mekanizma ve mikroperforasyonlarla oluşur. Genellikle mikroperforasyonların tümü ön taraftadır. Zar şekillenmesinde enfeksiyon, travma ve hormonal nedenlerin meydana getirdiği değişiklikler rol oynar.

İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.

Kızlık zarının yırtıldığı ancak muayene sırasında anlaşılır,şöyle oldu-böyle oldu acaba yırtılmış mıdır gibi yorumlar olmaz,tek anlama yolu bir kadın doğum uzmanına muayene olmaktır.

Farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.

Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla masturbasyon yapılıyorsa kızlık zarı yırtılmaz.

İlk ilişkide acı olup olmayacağı; sizin partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuza ve kızlık zarının tipine de bağlı olmakla beraber yavaş hareket edilecek olursa fazla bir acı vermez.

İlk ilişki sırasında kızlık zarı yırtılmazsa bir jinekolog tarafından uyuşturularak size hiç bir acı verilmeden açılabilir.

Genelde ilk ilişki sırasında az bir kanama olur, ancak çok kalın kızlık zarlarında ilk ilişki sırasında kanama fazla olabilir veya durmayabilir, bu durumda doktora müracaat etmeniz gerekir.

Kürtaj nedir?

Kürtaj kelime anlamı ile kazımak anlamına gelir, kadın hastalıkları ve doğum'da kullanıldığı şekliyle ise rahim içinden doku almak anlamına gelmektedir. Sadece gebelik sonlandırmak için yapılmaz. 
 
Özellikle kanama bozukluklarında ve monopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir (Probe Küretaj). Yine infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak amacıyla da kürtaj uygulanabilir.
 
Gebeliğin sonlandırılması amacıyla yapılan kürtaj ülkemizde 10. gebelik haftasına kadar kanuni olarak uygulanmaktadır.
 
Eğer bebek ölü ise , bebekte yaşamla bağdaşmayan ciddi bir anormallik (sakatlık) varsa veya gebeliğin tıbben sakıncalı olması durumunda  daha ileri gebelik haftalarında da kürtaj yapılabilir.
 
 
Kürtaj Uygulaması:
 
 
Yasal tahliyeler hem lokal anestezi, hem de genel anestezi altında uygulanabilir. Genel anestezi altında kürtaj her ne kadar maliyeti biraz artırsa da, hem annenin psikolojisi açısından hem de işlemin tümüyle ağrısız seyretmesi açısından daha çok tercih edilir ve önerilir.
 
Hasta uyuduktan sonra pozisyon verilir ve ilk önce rahimin durumunu ve büyüklüğünü değerlendirmek için jinekolojik muayene yapılır. Rahimin özellikleri anlaşıldıktan sonra vajinal spekulum yerleştirilir. Spekulum ile rahim ağzı görünür hale gelir. Vajina ve serviks antiseptik solüsyonlar ile yıkanarak olası bir enfeksiyona karşı önlem alınır. Lokal anestezi uygulanacak ise bu aşamada yapılır ve serviksin her iki yanına ilaç enjekte edilir. Daha sonra serviks yani rahim ağzı tekdişilli adı verilen bir alet ile tutulur. Bu işlem ağrı verebilir. tekdişilli  çekilerek rahimin düz bir hale gelmesi sağlanır.
 
Buji adı verilen aletler yardımı ile rahim ağzı genişletilmeye başlanır (dilatasyon). Bunun için mümkün olan en ince buji kullanılır. Bujiler çaplarının milimetre cinsinden büyüklüğüne göre numaralandırılır (1, 2, 3, 4, 5.....)
 
Dilatasyon işlemi tamamlandıktan sonra plastik (karmen) kanüller rahim ağzından geçirilerek, rahim boşluğuna ulaşılır. Kanül yerleştirildikten sonra, ucu bu amaç için üretilmiş vakum yaratan özel enjektöre bağlanır. Enjektörün düğmesi açılarak negatif basınç oluşması sağlanır ve enjektör ileri geri hareket ettirilerek rahim içi temizlenir.  Rahim içi tamamen temizlenene kadar işleme devam edilir. Eğer tıbbi bir neden ile ve hekimler kurulu kararı ile 10 haftadan büyük bir gebeliğin sonlandırılmasına karar verilmiş ise bu işlem daha büyük kanülleri vakum cihazlarına bağlayarak yapılır ve ardından keskin küretler ile parça kalıp kalmadığı kontrol edilir.

(alıntıdır)

İletişim Bilgileri

Operatör Doktor Sevim Turhan
Muayenehane: Mithatpaşa Caddesi No: 28 / 5 (PTT Yanı) Kızılay / Ankara
Telefon: 0(312) 435 80 25

Gebelik Tanısı

Gebelik Tanısı

Doğurgan çağdaki kadınlarda adet gecikmesi olan her durumda gebelikten şüphelenilmelidir. Gebelik tanısı gebeliğe bağlı bulantı, aşerme, göğüslerde hassasiyet gibi özel yakınmalarla veya daha iyisi gebelik testi yaptırılarak konulabilir. Gebelik testleri idrarda gebeliğe özgü hormonlara bakılarak yapılır. Günümüzde bu tip testler oldukça hassastır çoğu zaman adet gecikmesinin ilk günlerinde sonuç veririler. Burada anımsatmamız gereken bir konu bu testlerin bir hastanede veya yetkili bir laboratuarda yaptırmanız gerektiğidir.

Ülkemiz koşullarında son zamanlarda sağlık kabinlerinde veya eczanelerde yapılan testlerin güvenilirliği azdır. Gebelik testi sonucunun “negatif” olması gebeliğin olmadığı anlamına gelir. Bu durumda adet gecikmesinin nedeni araştırılması için doktorunuza danışmanız gereklidir. Test sonucu “pozitif” ise korkulan başa gelmiştir ve gebelik var demektir. Bu durumda eşinizle görüşüp gebeliğin geleceği konusunda kesin bir karara varmalısınız. Gebeliğin devamına karar verirseniz gebelik takibi için doktorunuza başvurmalısınız.

vajinismus

Vajinismus nedenleri ve merak edilenler

Vajinismus, kadınlarda görülen cinsel bir hastalıktır. Vajina girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmede acı ve ağrıya neden olması ya da bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi şeklinde tanımlanabilir. Cinsel birleşme dışında jinekolojik muayene esnasında da ortaya çıkabilir.

Nedenleri?

Bu hastalığın nedenleri genellikle psikolojiktir. Çok seyrek olarak fiziksel nedenlere bağlı olanlarına da rastlanabilir. Psikolojik kökenli olanlarının başlıca sebepleri arasında genç kızlara ergenlik çağından itibaren seksin ayıp, kötü ve günah olarak anlatılması ve ilk birleşmenin acı veren ve kanamaya sebep olan bir deneyim olacağının öğretilmesidir. Bazı durumlarda kişinin başından geçen tecavüz veya kötü cinsel deneyimler de vajinismus hastalığının sebebi olabilir. Hamile kalma korkusu, doğum korkusu veya kızlık zarının yırtılması gibi korkular da az görülmekle birlikte bu hastalığın psikolojik nedenleri arasında gösterilebilir. Sağlıklı ve aktif cinsel hayata sahip kadınlarda dahi bazı durumlarda geçici de olsa vajinismus görülebilir. Doğum veya jinekolojik ameliyatlar sonrası, büyük üzüntüler ve emzirme (laktasyon) döneminde kadınlarda görülen cinsel istek azalması bu durumlara örnek olarak gösterilebilir.

Tedavisi?

Hastalığın tedavi süreci oldukça basittir. Önemli olan sorunun nedeninin belirlenmesidir. Sorun fiziksel kaynaklı ise jinekolojik olarak tedavi edilebilir. Eğer hastalığın nedeni psikolojik ise çiftin beraberce psikolojik terapiye devam etmesi gerekebilir. Her psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi bunda da hastanın hastalığını tanıyıp kabullenmesi ve tedaviye inanması tedavi sürecini kısaltır ve daha başarılı kılar. Vajinismus kesinlikle tedavi edilebilen bir problemdir. Vajinismus bir hastalık (sendrom) değil, bir belirtidir(semptom). Başka bir deyişle vajinismus; bilinç altı tarafından oluşturulan ve kişiyi koruyan bir savunma mekanizmasıdır. Vajinismus problemi olan bir kadında, PC kası (pelvik taban kası), cinsel ilişki esnasında refleksif davranmaktadır ve kadının istemi dışında kasılmaktadir. Bu istenmeyen durumun kaynağı da bazı nedenlerle etkilenen bilinç altıdır. Bundan dolayı vajinismus; kadın doğum problemi gibi gözükse de aslında psikolojinin ilgi alanıdır ve tedavisi de psikoterapidir. Vajinismus tedavisinde tüm dünyada; aile terapisi, davranış terapisi gibi birden fazla bilimsel tedavi tekniği kullanılır ancak en geçerli ve başarılı tedavi şekli bilişsel-davranışsal terapi tekniğinin hipnoterapi eşliğinde uygulanmasıdır. Buradan da anlaşılacağı gibi,

* tek seanslık ya da tek günlük tedavi teknikleri,
* ilişki öncesi alkol alma,
* vajen girişine lokal anestezikler uygulama,
* depresyon ilaçları, etkisiz tedavi ya da çözüm girişimleridir.

Vajinismus psikoterapötik bir süreç ile kesinlikle kalıcı çözüme ulaşır. Bundan dolayı bilimsel olarak açıklanmamış ve kanıtlanmamış her türlü yaklaşımdan kaçınmak gerekmektedir.